Ajans Neden Proje Reddeder? İş Geliştirmeden 5 Gerçek Sebep
Bir ajansın bazı projeleri reddetmesi, çoğu zaman işi istememesinden değil, o projenin o haliyle işletmeye zarar vereceğini görmesinden kaynaklanır. Ben Cemre, Diyojen'de iş geliştirme uzmanıyım ve işimin bir kısmı yeni projeler bulmaksa, bir kısmı da yanlış kurulmuş projelere zamanında "bu haliyle olmaz" demek. Bu yazıda Diyojen'de bir projeyi neden geri çevirdiğimizi, beş gerçek sebeple ve bir salı öğleden sonrasından başlayarak anlatıyorum.
Salı, 16.20: Telefondaki on gün
Hayır demenin ne kadar zor olduğunu en iyi anlatan an, geçen yıl bir salı günü saat 16.20'de gelen bir telefon görüşmesiydi. Arayan işletme sahibi çok heyecanlıydı: on gün içinde üç dilli bir web sitesi, online randevu sistemi ve bir rakibinin sitesine "birebir benzeyen" bir tasarım istiyordu. Defterime notları alırken kalemim yavaşladı, çünkü her cümle bir öncekini zorlaştırıyordu.
Görüşmeden sonra ofisimizde tasarım ekibimiz ve yazılım ekibimizle on beş dakikalık kısa bir toplantı yaptık. Herkes aynı sonuca vardı: Bu proje on günde yapılırsa ya tasarım yarım kalır ya randevu sistemi test edilmeden yayına girer. İki durumda da zararı gören işletme sahibi olur. Ertesi sabah onu aradım ve ilk kez bu kadar net bir "bu haliyle almayalım" cümlesi kurdum. Telefonun diğer ucundaki sessizlik hâlâ aklımda.
Diyojen'in bir projeye hayır dediği 5 durum
Diyojen'in bir projeyi geri çevirmesi, belirli ve tekrar eden durumlarda olur. Yıllar içinde bu durumlar netleşti ve iş geliştirme tarafında bir tür iç kontrol listesine dönüştü.
1. Takvim projenin doğasıyla çelişiyorsa
Gerçekçi takvim, bir projenin tasarım, kodlama, içerik ve test aşamalarına yetecek süreye sahip olması demektir. Çok dilli bir site ya da randevu alan bir sistem, her dil ve her senaryo için ayrı ayrı denenmelidir. Süre bunu karşılamıyorsa, hız kazanılmaz; sadece hata ertelenir.
2. İstek bir başkasının sitesini kopyalamaksa
Rakibin sitesini birebir kopyalamak, markanın kendi hikâyesini anlatma fırsatını baştan kaybetmek demektir. Ayrıca başka bir firmanın emeğini taklit etmek, hem etik hem de hukuki açıdan riskli bir yoldur. Diyojen'de ilham almayı konuşuruz, kopyalamayı konuşmayız.
3. Asıl sorun web sitesi değilse
Bazen işletme yeni bir site ister ama dertleri başka bir yerdedir. Örneğin gelen mesajlara günlerce dönülmüyorsa, en iyi tasarlanmış site bile müşteriyi tutamaz. Böyle bir durumda yeni site teklif etmek kolay satış olur ama dürüst olmaz. Önce sorunun nerede olduğunu birlikte konuşmayı öneririm.
4. Hazır bir şablona "biraz dokunma" isteniyorsa
Hazır şablon, binlerce sitenin aynı iskeleti paylaştığı, yalnızca renk ve yazıların değiştiği bir altyapı demektir. Bu tür sitelere sonradan müdahale etmek; eklenti bağımlılığı, güvenlik güncellemeleri, yavaşlık ve herkesle aynı görünen bir tasarım gibi sınırları da devralmak anlamına gelir. Diyojen markaya özel tasarlayıp kodladığı için, şablon üzerine yama yapmak yerine işletmeye bu farkı açıkça anlatırız.
5. Beklenti ile kapsam arasında konuşulamayan bir açık varsa
Beklenti ile kapsam arasındaki açık, işletmenin istediği sonuçla ayrılan bütçe ve süre arasındaki uyumsuzluk demektir. Bu açık her zaman sorun değildir; sorun, açığın konuşulmak istenmemesidir. Açığı masaya koyabildiğimiz projeler genellikle güzel ilerler.
Hayır demek, kapıyı kapatmak değildir
İş geliştirmede "hayır", çoğu zaman "şu haliyle değil, şöyle olabilir" cümlesinin kısa halidir. O salı günü arayan işletme sahibine de reddetmekle kalmadım, bir alternatif yol önerdim. Aşağıdaki tablo, sık gelen isteklere Diyojen'in genellikle hangi alternatifi önerdiğini özetliyor.
| Gelen istek | Diyojen'in önerdiği alternatif |
|---|---|
| On günde çok dilli site ve randevu sistemi | Önce tek dilli, sağlam bir site; diğer diller ve randevu ikinci aşamada |
| Rakibin sitesinin aynısı | Markanın kendi hikâyesinden çıkan özgün bir tasarım |
| Sorunu çözmeyecek yeni site | Önce asıl sorunun konuşulduğu kısa bir değerlendirme |
| Hazır şablona küçük düzenleme | Markaya özel tasarlanıp kodlanan, taşınabilir bir site |
O işletme sahibi birkaç gün düşündükten sonra aşamalı planı kabul etti. Proje on günde değil, daha uzun bir sürede tamamlandı; ama yayına girdiğinde randevu formu ilk günden çalışıyordu. Benim için en güzel kısım, aylar sonra gelen kısa bir mesajdı: "İyi ki o gün acele etmemişiz."
Bir iş geliştirme uzmanı olarak öğrendiğim şey
İş geliştirme uzmanının asıl görevi, her projeyi almak değil, doğru projeyi doğru şekilde başlatmaktır. İlk yıllarımda her "hayır"ı kaçan bir fırsat gibi görürdüm. Zamanla fark ettim ki yanlış kurulmuş bir proje, ekibimizin haftalarını, işletmenin de güvenini tüketiyor. Şimdi bir görüşmede rahatsız olduğum bir nokta varsa, onu toplantının sonuna saklamak yerine en başta söylüyorum. Bu biraz cesaret istiyor, ama karşı taraf da çoğu zaman bu açıklığa minnettar oluyor.
Diyojen'de bir projenin nasıl başladığını ve hangi aşamalardan geçtiğini merak ediyorsanız, nasıl çalıştığımızı anlattığımız sayfaya göz atabilirsiniz.
Kısaca
- Bir ajansın projeyi reddetmesi çoğu zaman işi istememesinden değil, o haliyle işletmeye zarar vereceğini görmesinden kaynaklanır.
- Diyojen'in hayır dediği başlıca durumlar: gerçekçi olmayan takvim, kopya tasarım isteği, asıl sorunun başka yerde olması, şablona yama talebi ve konuşulamayan beklenti açığı.
- İyi bir "hayır" her zaman bir alternatifle gelir; aşamalı plan çoğu zaman en sağlıklı yoldur.
- Rahatsız eden noktayı görüşmenin başında açıkça söylemek, hem ajansın hem işletmenin zamanını korur.






















